Post Top Ad

Adım Adım İstanbul / Heybeliada

Benim için yeni yerler görmek keşfetmek gibisi yok. İstanbula defalarca gitsem de bu seferki gidişimde daha bi araştırmacı ve gözlemci olmayı tercih ettim çünkü ailemle geçireceğim bir kaç gün benim için çok değerliydi. Kafamı kurcalayan ya da beni oyalayacak herhangi başka bir etkinlik de olmayınca bol bol gezip tadını çıkardım. İki yıl önce Büyük Adayı eşimle gezme fırsatım olmuştu bu sefer ise yolculuk farklı bir yöne oldu.

Pazar günümüzün neredeyse tamamını geçirdiğimiz yer Heybeliada oldu. Marmara denizinin tam ortasında yer alan, dışardan bakıldığında Heybe'ye benzetildiği için adını oradan alan ve yine İstanbul halkının hafta sonu kaçamaklarının vazgeçilmezlerinden biri olan Heybeliada, Büyük Ada'dan sonra en büyük ada olma özelliğini taşıyor.

Heybeliada

Heybeliada'ya vapur seferleri erken saatlerde başlıyor o yüzden eğer ki adaya gidecekseniz tavsiyem erken saatleri tercih etmeniz yoksa ilerleyen saatlerde aşırı kalabalıklığın azizliğine uğrayabilirsiniz. Biz bulunduğumuz otelden yürüyüş yaparak Eminönü ne vardığımız için biraz öğlen saatlerini bulduk ve haliyle epey kalabalıktı ama neyseki 12 vapuruna yetişebildik :)

Heybeliada turu

Büyük kalabalık vapura binince bi oh çektik ve yolculuğumuz başladı :) Heybeliada ya yaklaşık 1.5 saat gibi bi sürede vardık ve ayağımızın tozuyla ilk olarak o güzelim Deniz Lisesi'ni gördük. Adanın en güzel okullarından olsa gerek geniş güvenlik önlemleri ile korunuyor ve öyle kolay kolay fotoğraf da çektirmiyorlar :D Tabi ben sizler için bi iki kare yakalamaya çalıştım.



Ve adaya geldiğinizde hemen girişteki o dondurmacılari görmemeniz mümkün değil hemen dondurmanızı kapın ve turunuza öyle devam edin derim çünkü biz öyle yaptık :) Aslı zaten dondurmacıları görünce kendinden geçti hemen :D O sadeden vazgeçmese de benim tavsiyem karadutlu olanı mutlaka tatmanız :)


Bu arada annemle gözümüze hemen Deniz Lisesi' nin kenarındaki mandalina ağaçları çarptı nasıl güzel olmuşlardı anlatamam :) Keşke çok yüksekte olmasalardı :D


Adalarda gezerken gözünüze ilk çarpan detaylar tabiki o ihtişamı ve tarihsel dokuları ile güzelim köşkler olacak. Her biri ayrı bir güzellikte sizleri selamlarken çoğunun da içinde ikamet eden sahipleri olduğunu söylemeliyim. Yine aralarda gözünüze çarpan butik oteller olacak ki onların da en güzel detayı çiçek ve saksıları ile sizleri büyüleyen balkonları.


Adalar



Heybeliada gezisi



Tabi bu çiçeklerin kaynağının da nereden geldiği belli hepsini götüresim gelmedi değil :D



Adada tur yaparken ister fayton isterseniz de bisiklet tercih edebilirsiniz seçim tamamen size kalmış. Ama insanlar genelde atlara çok eziyet yapıldığı için bisikleti tercih ediyorlar bence de öyle olmalı ki fayton turlarında belli yerleri sadece görebilirken bisiklet kiraladığınızda kafanıza göre dilediginiz yeri gezebiliyorsunuz. Kıyıda köşede kalan adanın gizli özel koylarını da görebiliyor ve ücretli olarak giriş yapıp varsa yanınızda mayonuz yüzebiliyorsunuz.

Adanın serin bi havası var o yüzden tavsiyem yanınıza mutlak yedekte bir ceket almanız hele de yanınızda bir çocuk varsa mutlaka dikkat etmeniz. Eğer yüzmeyi düşünüyorsanız tabiki mayolarınızı da almayı unutmayın :)




Burada unutulmuş bir sahil balıkçı teknesi de varmış derken Aslıcan incelemeye koyuldu ben de bir kaç kare yakaladım :)

Bu arada Heybeliada da İsmet İnönü Evi de var şu an müzeye çevrilen :) Hemen içeriye girip tarihi güzellikleri incelerken bizi bir de rehber bekliyomuş meğer :) Nurcan hatun hemen başladı sorular sormaya ve rehberimiz de sağolsun bizi çok güzel aydınlattı.

İsmet İnönü meğer o zamanlar yakalandığı verem hastalığı sebebinden ( o zamanlar bu hastalığın en yaygın olduğu zamanlar ) bu adaya taşınmış çünkü bu adanın havasının pek çok hastalığa iyi geldiği bilinirmiş. Ve bu adada dönem dönem uzun süre yaşamış.

Ve yine sonradan araştırdığım bilgilere göre Türkiye'nin ilk verem hastanesi olan Heybeliada Sanatoryumu burada bulunuyormuş ve İsmet İnönü, Rıfat Ilgaz, Ece Ayhan gibi birçok isim burada tedavi görüp şifa bulmuş. Hastanenin şehirden uzak çam ormanları içindeki temiz havası ve hastalarla en iyi şekilde ilgilenilmesi değerini arttırmış. Ama 84 yıl varlığını sürdüren bu kurum daha sonra yanarak yok olmuş.



Sonuç olarak Heybeliada İstanbul'un en güzel adalarından biri ve mutlaka gezilmesi görülmesi gereken yerlerden. İster tur ile gezerek ister yatılı misafir olarak kalacağınız bu adanın her bir karışını çok seveceksiniz. Köşkler, sahil balıkçıları ve değerli müzeleri, özel koyları ile bir cennet sizi bekliyor olacak.

Sevgiler

14 yorum:

  1. Adaları çok severim, fırsat buldukça İstanbul'dan uzaklaşmak adına adalara gidiyorum. Heybeliada'ya gittiğimde İnönü müzesi tadilattaydı. Ada'da Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın evi de var ama oldukça bakımsız :// Sanatoryumun girişine kadar da yürümüştük. :))
    Keyifli bir gezi olmuş :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım Gürpınar'in evi de varmış fakat ben de ona gidemedim o gün ama çok güzel bir gezi oldu cidden :))

      Sil
  2. Wow... Beautiful!!
    https://outfitsandmakeupblog.wordpress.com/2017/04/29/3-easy-tips-to-make-your-legs-summer-ready/

    YanıtlaSil
  3. çok güzel bir gezi olmuş canım yaşamış kadar oldum fotoğraflarda harika

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. valla iyi oldu canım ya çok teşekkürler :)

      Sil
  4. İstanbul'da hem de dibinde oturduğum halde o kadar nadir giderim ki ben adaya valla seni böyle görünce imrendim :-)) gideyim bari arada..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şu havalarda tam da zamanı bence çok güzel olur teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Bu adada Maliyenin misafirhanesi var. Eşim bir ara oraya gezmeye gidelim dedi. İnşallah, şimdi Daha çok heveslendim. Çok güzel kareler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oo ne güzelmiş hiç kaçırma git canım süper bi hava değişikliği olur :)

      Sil
  6. eteklerimiz aynı olmuş bu rengi de güzelmiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler canım zevklerimizi seviyorum yehuuu :))

      Sil
  7. Her zaman mutlu anilarim olmasa da 10yil yaz kis yasadim.

    YanıtlaSil

Post Top Ad